Merkez Bankası 10 Eylül’deki toplantıda bir hafta vadeli repo faizini yüzde 37’de sabit tutmuştu. Gecelik borç verme faizi yüzde 40, borçlanma faizi yüzde 35,5 seviyesinde bulunuyor. Karar metninde enflasyonun ana eğiliminin gerilediği belirtilmiş, yüksek enerji fiyatlarının yukarı yönlü risk oluşturduğu kaydedilmişti.
Ağustostaki Repo Adımı Beklentiyi Değiştirdi
Merkez Bankası 23 Ağustos’ta repo penceresini yeniden açtı. Bu adım, Türk lirası gecelik referans faizini fiilen 300 baz puan aşağı çekti. Goldman Sachs hamlenin hem kendisi hem piyasa için sürpriz olduğunu belirtiyor.
Merkez Bankası adımı bir faiz indirimi döngüsünün başlangıcı olarak değil, operasyonel çerçevenin normalleştirilmesi olarak tanımladı. Buna rağmen piyasa beklentisi ekim ayında indirim yönünde şekillendi.
Goldman’ın Gerekçesi Rezervler ve Beklentiler
Goldman Sachs’a göre çekirdek enflasyon, enerji fiyatı şoku öncesindeki patikasına henüz yeni döndü. Hanehalkının enflasyon beklentileri bir miktar gerilemiş olsa da son dönemde yeniden yükseldi. Piyasa katılımcılarının beklentileri ise bankaya göre İran savaşı öncesindeki seviyelerin üzerinde kalmayı sürdürüyor.
Bankanın vurguladığı bir başka nokta rezervler. Fiili 300 baz puanlık indirimden bu yana rezerv kayıpları hızlandı. Goldman bunu, gevşeme döngüsünü fiyatlayan ancak kısa ömürlü olabilecek bir getiri eğrisiyle uyumlu buluyor.
Yabancı yatırımcıların tahvil pozisyonlarını belirgin biçimde artırmaması da bankaya göre indirim beklentisine duyulan güvenin zayıf olduğunu gösteriyor. Goldman, Merkez Bankası’nın iletişimini daha güvercin bulmakla birlikte 22 Ekim’de yapılacak bir indirimin finansal istikrar açısından risk taşıyacağını düşünüyor.
Banka kendi tahminine yönelik risklerin arttığını da kabul ediyor. Toplantıya az bir süre kalırken piyasa fiyatlamasıyla Goldman’ın görüşü arasındaki ayrışma sürüyor.