Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bloomberg için BM Güvenlik Konseyi reformu üzerine bir makale kaleme aldı. Makalenin ana tezi, Konsey’in beş daimi üyesine tanınan veto hakkının kaldırılması. Erdoğan, salgınlar, enerji krizleri, tedarik zinciri kırılmaları ve bölgesel çatışmaların, küresel sorunların çözümünü birkaç başkentin iradesine bırakmanın bugünün gerçekleriyle bağdaşmadığını gösterdiğini savundu.
Veto Nasıl İşliyor
Güvenlik Konseyi 15 üyeden oluşuyor ama yalnızca ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa daimi üye. Bir kararın geçmesi için dokuz oy yeterli, ancak bu beş ülkeden birinin karşı oyu kararı düşürüyor. Erdoğan’a göre bu yapı hala İkinci Dünya Savaşı sonrasının güç dengesini yansıtıyor.
Makalede yeni daimi üyeler eklemenin de çözüm olmadığı vurgulanıyor. Erdoğan, bunun karar gücünün birkaç devletin elinde toplanması sorununu gidermeyeceğini, sadece imtiyazlı yapıyı genişleteceğini yazdı.

Önerilen Model
Erdoğan’ın önerisinde daimi üyelik tamamen ortadan kalkıyor. Konsey üyeleri Genel Kurul tarafından belirli süreler için dönüşümlü olarak seçiliyor, yeniden görev almak isteyen ülkeler üyelerin çoğunluğunun güvenini tekrar kazanmak zorunda kalıyor. Genel Kurul’un yetkilerinin de güçlendirilmesi öneriliyor.
Makale ayrıca Asya’nın artan ekonomik ağırlığına, Afrika’nın daha güçlü temsil talebine ve gelişmekte olan ülkelerin finansmana erişiminin güvence altına alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Erdoğan, yıllardır dile getirdiği “Dünya 5’ten büyüktür” çağrısını somut bir yol haritasına dönüştürmenin zamanının geldiğini belirtti.
Önerinin önündeki temel engel ise usul tarafında. BM Şartı’nda değişiklik yapılabilmesi için veto sahibi beş ülkenin de onayı gerekiyor.